
25 Aralık 2011 Pazar
At ve Nietzsche: The Turin Horse (2011)

23 Ocak 2011 Pazar
İki Film Arasındaki 7 Fark: "Let Me In(2010)"


17 Eylül 2010 Cuma
Hem damağa, hem kulağa: Soul Kitchen

izleyin dinleyin yemeğinizi de kendiniz yapın artık.

19 Temmuz 2010 Pazartesi
Reha Erdem Filmografisi

Daha geniş kapsamlı bir yazı ile karşınızda olacak bu post ancak; hem yüz görümlüğü hem de karalamak açısından bir iki çizik atayım dedim. Bu girizgah'ı da; eğer bugün (günümüz sinemasından bahsediyorum - ustalara saygı) yükselen bir Türk Sineması var ise bana göre en önemli isim olan Reha Erdem ile ilgili bir kaç cümle yazmak istedim. Tam olarak nasıl bu kadar içine girdim onun dünyasının ve kurgulamak - anlamlandırmak istediğin şeylerin ancak özellikle yıllar geçtikçe eksik olan parçaları benim kafamdaki yerlerine oturtacak şekilde yerleştiriyor.
Hikaye kurgusundaki kusursuzluğu ve aslı parçalanmış gibi gözüken salt bütünlüğü zaten iyi iken, şimdi görsel anlamda da bizleri her bir karede farklı alemlerin içerisinde seyahat ettiriyor. Bu onun Türk Sinemasında gelişen ve yeni çağ olarak nitelendirilen bir çok unsurun da bir arada bulundurmasını sağlıyor.
Böyle bir başlangıç sonrası kısa vakit içerisinde bu postu toparlayacağım...
11 Nisan 2010 Pazar
ROLL'dum, BİR+BİR OL'dum
Gittik gidiyoruz derken ROLL dergisi geçtiğimiz aylarda hayata veda etmişti. Zaten muadili dergilerin oldukça kısıtlı olduğu "basın" dünyamızda varlığı çoğu kişi tarafından hissedilmiyor olduysa da, yokluğu takipçileri üzerinde derin bir boşluk açmış olsa gerek.PUNK MANİFESTO
Temsilî İnsan Tabiatı ve Vivienne Westwood
JACK WHITE İLE FELSEFE DERSİ
Ruhî frekanslar
ALTIN AYI: “BAL”
Keskin ve kekre
BORIS VIAN DEVLET TİYATROSU’NDA
“İmparatorluk Kuranlar”ı Celal Kadri Kınoğlu anlatıyor
FENOMEN: “STAR WARS”
Kapitalizmin yeni ruhu
VİZYON: JIM JARMUSCH
Mutasyon çağı
NAOMI KLEIN’LA HASBIHAL
Lhasa, Sosa, Espinosa
MANO SOLO
Koşuyorum, öyleyse varım
VIC CHESNUTT
Ses ve öfke
KAMERA-GÖZ
İki seçenek
MOS DEF
Radikal bir kopuş lâzim
SELDA BAĞCAN
Ha buradaki kar ha oradaki kar
CHARLOTTE GAINSBOURG
Manyetik titreşim
TOM WAITS & BECK
Kelalâka mevzular derin bağlantılar
TARTIŞMA: PASCAL BONIFACE
Ferré, Camus, Henry
PORTRE: ERIC CANTONA
Ateş atı
JOE SACCO’DAN “GAZZE 1956”
Şiddetin mayası
UDI ALONI VE “BİR YAHUDİ NE İSTER?”
Mesih’in devrimci dili
ŞEFİN TAVSİYESİ
Kafka usûlü soya çorbası
1 Nisan 2010 Perşembe
7.Yıldız Kısa Film Festivali / 3-7 Mayıs 2010

Bu yıl yedincisi düzenlenecek olan Yıldız Kısa Film Festivali, amatör sinemacılara destek olmaya devam ediyor. Festivale katılan filmleri toplamda 20 saati aşan gösterimlerle izleyiciyle buluşturacak olan festival; panel, söyleşi ve atölye çalışması gibi etkinliklerle eser sahiplerinin, sadece katılımcı olmaktan ziyade, izleyici ve profesyonellerle etkileşim içinde olacakları bir zemin oluşturmayı hedefliyor.
Yıllardır istikrarla başarı grafiğini arttıran ve öğrencilerin düzenlediği ve katılım gösterdiği en büyük kısa film organizasyonu olma niteliğindeki Yıldız Kısa Film Festivali, ulusal ve uluslar arası çapta tüm kısa film yönetmenlerinin buluşma noktası olmaya ve genç yönetmenlere kendilerini ifade etmek ve geliştirmek adına önemli olanaklar sunmaya devam ediyor.
Festival kapsamında düzenleyeceğimiz paneller ile profesyonel sinemacılarla amatör yönetmenleri buluşturarak katılımcı bir platformda genç yönetmenlerin kendilerini daha iyi ifade edebilmelerini, amatör ve profesyonellerin arasında iletişim ortamının doğmasını hedefliyoruz. Festival boyunca her gün sürdürülecek olan kısa film gösterimleriyle genç sinemacıların eserlerini sergilemek, kendilerini geliştirmelerine katkıda bulunmak ve onları daha çok film üretmeye teşvik etmeyi amaçlıyoruz.
Yıldız Kısa Film Festivali, ülkemizde üretilen kısa filmlerin bağımsız duruşlarını bir değer olarak görüyor ve bu değeri sizlerle paylaşıyor.
12 Mart 2010 Cuma
Alt-Vizyon (4)


9 Mart 2010 Salı
Oscar Amca mı? Sam Amca mı?


9 Aralık 2009 Çarşamba
Back to the Blog
Ocak 2010 itibari ile yine yeni yeniden kavanozdan dışarı bakacağız. Görüşmek üzere...
26 Ağustos 2009 Çarşamba
REVOLVER
Şimdi "zor film" kelimesi yerine "satranç" kelimesini koyalım:
"satranç" denen şey, karmaşık fikirler bütününün edinilmesine ya da karmaşıklığını sürdürmesine katkıda bulunan oyundur. "satranç" için 2 önemli unsur şarttır: özgür bir zihin (beyaz taşların sahibinin sahip olması gereken zihin) ve özgür bir zihin daha (siyah taşların sahibinin sahip olması gereken zihin).
zor film, zor şey
satranç, zor bir oyun
"revolver" zor bir film, evet!filmin konusunu orada burada okuyabilirsiniz, yorumlar değişecektir.yönetmen, oyuncular vs eleştirilecektir.fakat "şimdi beni şahane hissettirecek bir filmle karşı karşıyayım!" diyerek, düşünerek ya da zannederek diyelim, koltuğunuza kurulduğunuz sürece "zor film"ler "kötü film" damgası yiyecektir ki tartışmaya açık bir konudur -her konu gibi-. film çok iyi hisler ya da durumlar oluşturmuyor, çoğu insan bir bütünlük de ihtiva etmediğini düşünüyor. hatta "özentivari", "birşundanbirbundancı" olduğunu da düşünenler var. ama benim zihnime güzel bir şekilde yerleşti, izleyiniz diyorum.


